Giriş Yap

 
  •  Poroşenko, Trump ile telefonda görüştü 
  •  Ukrayna'da 2016'nın en popüler isimleri belli oldu 
  •  Can Yılmaz’ın TÜBİTAK tepkisi sosyal medyayı salladı! 
  •  Trump ilk telefon görüşmesini Netanyahu ile yaptı 

Yaşlanmayı önlemek mümkün mü, sonuçları ne olur?

1850'lerde ABD'de ortalama ömür sadece 40 yaştı, bugün ise 78 yaş. Son dönemlerdeki tıp araştırmaları insan ömrünün daha da uzayabileceğine dair umutları artırıyor.
Peki, böyle bir gelişme toplumda ne tür sonuçlar doğurabilir?
BBC Türkçe'de yer alan habere göre; dünya nüfusunun fazla artması halinde, kıt olan doğal kaynakları korumak i çin sert önlemler alınabilir. Örneğin Çin'de 1970'lerdeki hızlı nüfus artışını engellemek için yakın zamana dek tek çocuk politikası uygulanıyordu. Ortalama ömrün uzaması halinde genellikle nüfus artışı olacağı sanılır. Ama gerçekte öyle değildir. Nüfus artışını belirleyen şey doğum oranıdır.

Peki, bu çabaların sonuç verip insan ömrünün uzaması nelere yol açabilir? 
2015'te İngiltere ve Galler'de anneler ortalama 1,8 çocuk doğurdu. Toplumun sağlık ve eğitim konusunda kaydettiği gelişmeler sayesinde, fazla sayıda çocuk ölümleri olmadığından fazla doğum da olmuyor.
Ayrıca kadınların doğum yaşı ortalama 30,3'e yükseldiği gibi, hiç çocuk sahibi olmak istemeyen kadınların sayısı da artıyor. Birçok ülkede doğum oranları artık sadece ölümleri karşılayacak düzeye inmiş bulunuyor.
ETİK BOYUT
Sorunun bir de etik boyutu var: Yaşlanmayı geri çevirmeye yönelik tedavi herkese açık hale gelinceye dek toplumda ikilik oluşması, sadece bu tedaviye gücü yeten insanların ömrünün uzatılması riski ortaya çıkıyor. Dünyada zaten büyük bir toplumsal eşitsizlik söz konusu. Örneğin Afrika'nın yoksul bölgelerinde doğan bir çocuğun olanakları ile Londra'nın zengin bir semtinde doğan çocuğunki birbirinden çok farklı. Ömrü uzatma tedavisi eşit olarak herkese açık olduğunda ise artan bir yaşlı nüfus sorunu ortaya çıkacaktır.

Kayıtlara göre en uzun yaşamış insan 1997'de 122 yaşında ölen Fransız Jeanne Calment idi. O dönemden bu yana sağlık alanında birçok gelişme olmasına rağmen bu rekorun hala kırılamamış olması ilginçtir. Ama belli bir yaşa geldiğimizde öleceğimiz genetik olarak kodlanmıştır. 2016'da yayımlanan bir araştırmaya göre insanların 120 yaştan fazla yaşaması mümkün olmayabilir.
Profesör Aubrey De Grey'e göre ise insan ömrü 1000 yaşına kadar uzatılabilir. Ama bu fikri paylaşan fazla bilim insanı yok.
Çoğu yaşlı kişinin kanser, kalp hastalığı, demans gibi rahatsızlıkları oluyor. Mevcut tıp araştırmalarının çoğu uzun yaşamaktan ziyade daha uzun süre sağlıklı yaşama ve hastalıkları geciktirme konusunda yoğunlaşıyor.
Gençleştirmeye yönelik tedaviler yaşlanmanın fiziksel yanıyla ilgili; ama Alzheimer ve demans gibi nörolojik ve ruhsal boyutlar ele alınmıyor.
Bununla birlikte demans vakalarında bir azalma olduğu, beden ve beynimizi daha fazla meşgul edecek aktivitelerin buna neden olabileceği söyleniyor.
Uzun ve daha sağlıklı yaşamak, yaşantımızı kronolojik yaşla tarif etmenin anlamını da ortadan kaldırıyor. Örneğin bugün 40 yaşında ilk doğumunu yapan kadınlar olduğu gibi, aynı yaşta büyük anne olanlar da var.
Bugün daha uzun yaşamamıza rağmen demografik bakımdan en yoğun olduğumuz yaşlar hala 20'li ve 30'lu yaşlar. Bunlar çoğunluğun çocuk sahibi olduğu, kariyerini kurduğu yıllar.
Yorum yap
Günün Videosu
Haberler
  • Son Dakika
  • En Çok Okunan
  • Yorumlayanlar
Yayın Takvimi
«    September 2020    »
MonTueWedThuFriSatSun
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
282930