Giriş Yap

 
  •  Poroşenko, Trump ile telefonda görüştü 
  •  Ukrayna'da 2016'nın en popüler isimleri belli oldu 
  •  Can Yılmaz’ın TÜBİTAK tepkisi sosyal medyayı salladı! 
  •  Trump ilk telefon görüşmesini Netanyahu ile yaptı 

Kalbin ilacı günde yarım saat egzersiz

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Kardiyoloji Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Niyazi Güler, "Kalp hastalığına yakalanmamak için bol bol sebze tüketilmeli, en önemlisi spor ve egzersiz yapılmalı. Haftanın en az dört günü, günlük yarım saatlik süreyle egzersiz yaparsak kalp rahatsızlığının önüne geçebiliriz. Spor ve egzersiz yapınca mutluluk hormonları devreye giriyor. Vücudü hem zihnen hem bedenen rahatlatıyor. Bu hormanların harekete geçmesi de insanı stresten uzaklaştırıyor ve kalbi rahatlatıyor" dedi.
Güler, günümüzde gerçekleşen ölümlerin yüzde 40'ının kalp rahatsızlığından kaynaklandığını söyledi.

Kalple ilgili yaşanan problemlerde erken teşhisin önemine dikkat çeken Güler, "Kalp hastalığı ortaya çıktıktan sonra yapılan tedavi erken teşhis kadar etkili olmayabiliyor. Önemli olan kalp hastalığının daha erken teşhis edilmesi. Kalp hastalığına yakanlamamak için tuz ve şekerden uzak durmalıyız. Yağlı yiyecekleri tüketmekten kaçınarak kolestrolümüzün yükselmesini engelleyebiliriz" ifadelerini kullandı.
"EFOR TESTİ YÜZDE 80 DOĞRU SONUÇ VERİR"
Kalbin sağılığı için un, şeker ve tuzdan uzak durulmasına dikkati çeken Güler, erkeklerde göbek çevresinin 92, kadınlarda ise 88 cm'nin altında olması gerektiğine vurgu yaptı.
Efor testinin erken tanı için çok önemli olduğunu dile getiren Güler, şöyle devam etti: "Kalp hastalığı tanısı konması zor bir olay. İlk olarak biz kan tahliline bakıyoruz. Kan tahlilinde kişinin şekerinini kolestrolünün yüksek olup olmadığına bakıyoruz. Diğer önemli bir nokta ise efor testi ve egzersisz testi dediğimiz test. Burada hastayı koşturuyoruz. Bunu yaparken hastanın kalp hızı yükseliyor. Kalp hızı yükselirken hastada bir değişiklik olursa bunu biz saptamış oluyoruz. Bugün için en iyi tarama testi budur. Yani hastanın kalp hastalığı olup olmadığının en önemli yolu efor testi yapmaktır. Efor testi yüzde 80 doğru ve sağlıklı sonuç verir. Hastanın göğüs ağrısı şikayeti varsa, efor testi bozuksa, şekeri ve tansiyonu varsa, hasta sigara içiyorsa, bu kişilerde kalp rahatsızlığına şüphe ile bakıp anjiyo yapıyoruz. Anjiyo ile gelişen teknoloji ile birlikte verilen zarar çok az. Anjiyonun getirdiği yarar verdiği zarardan çok daha fazla. O sebeple anjiyoyu kullanıyor ve tercih ediyoruz."

"TÜRKİYE'DE HASTANIN UZMAN DOKTORA ULAŞMA ŞANSI ÇOK YÜKSEK"
Türkiye'de gelişen teknoloji ile sağlık sektöründe de önemli adımlar atıldığını hatırlatan Güler, "Avrupa ve Amerika ile kıyaslandığı zaman bizim vatandaşımızın direkt uzman doktora ulaşma şansı çok daha fazla. Sağlık Bakanlığının politikları sayesinde bu durum daha da gelişti. Eskiden bir anjiyo için 6 ay sonrasına gün verilirdi. Ama bugün baktığımızda bir hastanın iki gün içerisinde anjiyosu, baypass ameliyatı yapılabilmekte. Amerika'da Avrupa'da yapılan tüm operasyonlar ülkemizde de yapılabilmektedir. Hatta hizmet sektörümüz çok daha ileri gitmiştir." değerlendirmesinde bulundu.
Vatandaşların anjiyo olmaktan korkmaması gerektiğini anlatan Güler, şunları kaydetti: "Anjiyo yapmak hastaya ölümcül bir zarar vermez. Bacağında şişlik, morluk olabilir. Birkaç gün ağrı çekebilir hasta ama bunun dışında ne sakatlı ne de ölümcül bir hata yapar. Ama getirisi çok büyük olur. Damarınızdaki tıkanıklık bir balonla bir stentle açılabilir ve hastayı hayata döndürür. Bu sebeple doktora gitmekten anjiyo olmaktan, efor testine girmekten korkmanın bir mantığı yok. Kalp hastaları doktora gitmekten anjiyo olmaktan korkmamalı. Teknoloji çok gelişti, çok ince, kibar, gelişmiş aletlerle çalışıyoruz."
Yorum yap
Günün Videosu
Haberler
  • Son Dakika
  • En Çok Okunan
  • Yorumlayanlar
Yayın Takvimi
«    May 2022    »
MonTueWedThuFriSatSun
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031