Giriş Yap

 
  •  Poroşenko, Trump ile telefonda görüştü 
  •  Ukrayna'da 2016'nın en popüler isimleri belli oldu 
  •  Can Yılmaz’ın TÜBİTAK tepkisi sosyal medyayı salladı! 
  •  Trump ilk telefon görüşmesini Netanyahu ile yaptı 

Hansaray Kırım Tatarları İçin Ne İfade Ediyor?

İngiltere’de devlet müzelerine giriş ücretsizdir. British Museum’a da yüzlerce insan akın eder, hele yaz aylarında. İkinci kattaki firavun mumyası dünyanın değişik coğrafyalarından gelen Müslümanların uğrak yeridir. İri yarı olduğunu hayal ettiğim firavun, camekânın içerisinde küçücük bir cesettir aslında. Sarı saçları ve vücudunun ilaçlanmamış, mumyalanmamış derisinin çürüyüp yok olmamış haliyle durması biz ziyaretçileri şaşırtır. Hele bir de sanki secdedeyken yan kayıp düşmesi halini anımsatmasıyla Kuran’ı Kerim’de geçen firavunun bu firavun olduğuna dair Müslümanların şüphesi kalmaz. Bazen o bölümü bakım için kapatırlar ama gözlemlediğim kadarıyla müze görevlileri her gelen Müslümanın bu firavun hakkındaki sorularından bıkmış olduğudur. Nezaket gereği kibar bir şekilde gülümserler ve hemen başlarından kovalarlar soru sormaktan ziyade tartışmaya gelen bu insanları. Devlet müzelerine bir yandan da sürekli ilgi çekici, geçici sergiler getirirler özel olarak. Ücretli olan bu sergilere de ilgi yoğundur. Geçen seneydi herhalde yanlış hatırlamıyorsam, Mısır’ın denizaltında kalan hazinesinin sergilendiği haberini aldık ve bu özel sergiye gittik. Denizin altında, Kızıl Deniz’in derinliklerinde olduğunuz hissi veren bir şekilde tasarlanan sergide aklımıza geldiği şekilde altın, elmas hazinesi yoktu tabii ki. Yeryüzünde, Mısır’da ne varsa denizin altında da aynı şeyler var. Sfenksler, hayvan heykelleri, tanrı ve tanrıçalar, zamanında kullanılan tapınak yazıtları, duvar parçaları, ayinlerde kullanılan taştan yapılma kovalar. Bu zaman zarfına kadar sadece yüzde beşi çıkartılabilmiş yeryüzüne. Çünkü bu işi yapanların hem arkeolog olmaları, hem Egyptologist yani Mısır bilimci olmaları, hem de çok iyi dalgıç olmaları gerekmekte. Maddi külfeti de bir o derece büyük elbette. Yerin üstündekilerden zaten etkileniyorduk ama denizin derinliklerinden gelme bu derece meşakkatli, titizlikle yapılan çalışma ve sunum bizi daha da etkiledi. Düşüncelerimizi, duygularımızı oğlum dile getirdi; “Neden Karadeniz’in derinliklerinde de bu şekilde arkeolojik araştırmalar yapılmıyor? Kırım’la ilgili, bizim tarihimizle ilgili binlerce yıllık eserler bulunabilir!”
Öte yandan anımsarsınız, 11 Eylül Amerika saldırılarından birkaç ay önce iki bin yıllık, dünyanın en büyük iki Buda heykeli Talibanlar tarafından havaya uçurularak yok edilmişti. Batı dünyası kınadı, kabul edilemez bir durum olduğunu açıkladı ama tarihin en eski Buda heykellerinden en büyük ayakta duran ikisinin, dinamitlerle toz yığını haline getirilmesini ağızları açık, şaşkınlık içinde izlemekten başka bir şey yapamadı.
İşte bizim Kırım, Bahçesaray’daki Hansaray’ımızı da Rusya sözde restorasyon söylemi adı altında yok ediyor. 16. yüzyılda Menli Giray Han tarafından özellikle Çürüksu yatağında inşa edilmesini istediği Hansaray, Menli Giray’in avdan dönerken iki yılanın kavgalarına şahit olup, yaralanan yılanın Çürüksu nehrine girerek, yaralarını onarmasını izlemesi üzerine: “Bizim milletimiz de aynen böyle yenilmezdir, yaralarını vatan suyunda yıkayarak iyileştirecek, kuvvetini toplayacak ve saltanatımıza tüm gücüyle devam edecektir!” düsturuyla inşa ettirmiştir. Hansaray, Kırım Tatarlarının yaşamına uygun bir mimari özelliğini göstermektedir. Şu an çevresi dinamitlerle çevrildi ve havaya uçurulmasını ellerimiz, kollarımız bağlı bekliyoruz. Bu öyle bir tahribattır ki Rusya restore etme yalanı altında yavaş yavaş, kısım kısım tarihimizi silmekte, duvara nakşedilmiş el yazısı hatlar kazılarak yok edilirken, beş yüz yıllık sütunlar kırılarak, parçalanarak yerine plastikleri yerleştirilmektedir. Hansaray’ımız, Sovyet dönemi Stalin’in korkunç yıkımını Puşkin’in ‘Bahçesaray Çeşmesi’ şiirinin yüzü suyu hürmetine kurtarırken diğer camiler ahıra çevrilmiş, Zincirli Medrese ise akıl hastahanesi olarak kullanılmıştır. Sürgüne gönderilen Kırım Tatarlarının evleri talan edilip Rusya’dan getirilen aileler yerleştirilirken, daha da ileri giderek bizim kültür mirasımız, anneannelerimizin, dedelerimizin mezar taşları kırılmış, Ruslar bu taşları evlerinin bahçe duvarlarında ve bahçe içerisinde bulunan tuvaletlerde kullanılmışlardır. Halkımızın sürgünlükten sonra vatanımıza akın etmeye başlamasıyla birlikte kültür mirasımıza da sahip çıkılmış, Hansaray’ımızı, Zincirli Medresemizi ve daha birçok eserlerimize tekrar hayat vermişlerdir. Yaz aylarında Hansaray’ımızın bahçesi Kırım Tatar halk oyunlarının oynandığı, sanatımızı, kültürümüzü canlandırarak yapılan bin bir çeşit eserlerin sergilendiği, Han Camii’nde genç Kırım Tatarlarının nikahlarının kıyıldığı, kalbimizin attığı yegane bir kaledir.
Hansaray biz Kırım Tatarları için vatan demek, millet demek, namus demek, şanlı tarihimiz demek, atalarımız demek, hayat demek, varlığımız demek, Kırım’ın tapusu bize ait demek.
Şayet oğlumun yukarıda dile getirdiği soruya cevap vermek gerekirse; toprağın üzerindeki BİZİM varlığımızı yok etmesinler de varsın denizin derinliklerinden tarihimizi çıkartmak başka baharlara kalsın.
QHAYasal Uyarı
Yorum yap
Günün Videosu
Haberler
Yayın Takvimi
«    June 2018    »
MonTueWedThuFriSatSun
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
252627282930