Giriş Yap

 
  •  Poroşenko, Trump ile telefonda görüştü 
  •  Ukrayna'da 2016'nın en popüler isimleri belli oldu 
  •  Can Yılmaz’ın TÜBİTAK tepkisi sosyal medyayı salladı! 
  •  Trump ilk telefon görüşmesini Netanyahu ile yaptı 

"Yapay zeka bizden daha akıllı..."

New York’da saat sabahın 09.30’u, telefonun diğer ucunda biraz derinden gelen bir ses, Oscarlı efsane Morgan Freeman’ın ta kendisi var. Yaşı 80 ama uyku mahmurluğundan eser yok, anlattıkça anlatıyor. Arada bir sorumun gerçek cevabını alıp alamadığıma dair o bana soru yöneltiyor, gerçekten emin olmadan ne kendisi soruyu pas geçiyor ne de yanındaki yapımcı arkadaşlarının geçiştirmesine müsaade ediyor. Kimi zaman soruları birkaç saniyelik duraklamalarla belli ki derin düşüncelere dalarak yanıtlıyor.
Ünlü aktör, dinlerin toplumları nasıl şekillendirdiğini incelediği “Morgan Freeman ile İnancın Hikâyesi”nden sonra şimdi de aşk, güç, inanç ve özgürlük gibi konularda hepimizin kafasına takılan sorulara yanıt bulmak için yollara düştü. Ve “Neden bazı insanlar diğerlerine göre daha güçlü?”, “Neden hem arkadaşımıza hem de yabancılara âşık oluyoruz?”, “Barış gerçekten mümkün mü yoksa kalıtsal olarak vahşi bir tür müyüz?” gibi sorulara yanıt aradı. Guatemala’dan Ruanda’ya dünya çapında farklı kültürleri ziyaret etti. National Geographic’in yeni dizisi “Morgan Freeman ile Bizim Hikâyemiz”i yapımcıları James Younger, Lori McCreary ve bizzat Morgan Freeman’dan dinleyin.
 
"Yapay zeka bizden daha akıllı..."

- En başa dönelim. “Bizim Hikâyemiz”in amacı ve sizin için önemini nasıl özetlersiniz?
Morgan Freeman: Bu projede tek bir amacımız var. O da insana insanı anlatmak. Farklılıklardan doğan ve birbirini aslında hiç tanımayanlar arasındaki tansiyonu bir nebze düşürmek. Benim için önemine gelince... Yine inanılmaz bir tecrübe oldu. Sizleri yeni bir global yolculuğa çıkarmak, kültürlerin pek çok farklı formlarıyla karşımıza çıkabileceğini göstermek iyi hissettirdi. Hep aramızda farklılıkların olması noktasına odaklanıyoruz. Bense ortak noktaları önemsiyorum ve onların keşfedilmesini istiyorum.
- Çekimler kaç ülkede yapıldı ve ne kadar sürdü?
Freeman: Çekimler İrlanda, Almanya, ABD, Guatemala, Ruanda, Birleşik Krallık, Bolivya, Etiyopya, Panama, Bosna, Kenya. İrlanda, Birleşik Krallık’ın bir parçası olduğundan toplamda 10 ülkede gerçekleştirildi ve 40 güne yakın sürdü.

Freeman: Aslında bunu birkaç cümlede özetlemek çok zor. İrlanda’dan Ruanda’ya uzun ve kapsamlı bir yolculuk oldu benim için de. Hepimiz insanız ama aslında büyük farklılıklarla aynı yeryüzünde yaşayıp gidiyoruz. Bu çok şaşırtıcı.
Younger: Evet mesela Kuzey İrlanda. Katolik ya da Protestanlar aslında ama aynı etnik gruplar.
Freeman: Evet mesela Tutsi ve Hutuları ayıran ne ki? Fark sanki kurgu, fabrikasyon gibi.
Lori McCreary: Aslında bir grup insanın çeşitli farklılıkları büyütmesiyle başlıyor. “Ben senin gibi değilim” diyor.
Younger: Mesela Ruanda’nın eski devlet başkanı Juvénal, soyadı şimdi söyleyemeyeceğim kadar uzundu. Çok uzun süre iktidarda kalmış. Hutu olarak kendini tanıtmış. Ülkede Hutu ve Tutsilerin ne kadar farklı olduğunun dayatıldığı bir eğitim sistemleri varmış. Ne denli benzeşmedikleri, tamamen farklı geçmişlere sahip oldukları anlatılıp durulmuş. Tutsilerin aslında ülkeye ait olmadıkları, başka yerden geldikleri bile söylenmiş. Hitler’in Yahudilere yaptığına benzer ama bunlar tamamen fabrikasyon ayrımlar.

- Belgeselde şahit olduğumuzda çatışmalar bizi çok şaşırtacak mı? Etiyopya’daki bir köydeki iç çatışmadan tutun da Kuzey İrlanda’ya dek epey geniş çaplı...
Younger: Evet, özellikle çatışmaların sayısı bakımından şaşkınlığa uğrayacağınıza inanıyorum.
McCreary: Bence şaşırtıcı olan bugüne dek işlenmemiş derecede bireysel hikâyelerin “Bizim Hikâyemiz”de yer alacak olması. Ve başka bir ilginç ayrıntı, dünya üzerindeki çatışmanın fazlalığından ziyade nasıl çözümlendikleri. Bir de izleyici diğer toplumlarda da çatışma olduğunu görünce belki de bir nevi rahatlayacak.
Younger: Benimki de karamsar bir bakış açısı değil esasında. Çoğumuz dünyada daha çok savaş olduğunu söylüyor. Her geçen yıl “Daha çok çatışma” deniyor. Dolayısıyla bizim işlediğimiz çatışmaların onları şaşırtacağını sanmıyorum ama asıl mesele bir şekilde çıkış yolu da buluyoruz ve bulacağız. Yani aslında savaşa odaklanmaktan ziyade daha çok “Barış” diyoruz.

Younger: Yani sence teknoloji hem iyi hem de kötü.
Freeman: Evet. Teknoloji daha çok ürkütücü geliyor. Yapay zekâ üzerine endişeleniyoruz, endişelenmeliyiz de. Zira bizden daha akıllılar çünkü duyguları yok.
"Yapay zeka bizden daha akıllı..."

‘EVET EVİMDE KURAN VAR’
- Freeman, biraz önce dinden söz etmiştik. Sizin özel hayatınızda dine bakış açınız nasıl? Bir de evinizde Kuran olduğu doğru mu?
Pek çoğunuzla aynı şekilde düşünüyorum. Bir inançla büyüdüm. 13 yaşından sonra daha iyi anlamaya başladım dini ve inanmanın boyutunu. Hâlâ da bu yaşımda bir takım sorular kafamda döner durur. Bir de Karl Marx’ın din ile insanların daha kolay kontrol altında tutulabileceğine dair bir söylemi var, ben buna katılmıyorum. Aksine din toplumları bir arada tutmayı sağlayan, ümit veren bir olgu. Evet, evde kutsal kitaplarım var. Onlardan biri de Kuran. Ama 4 ya da 5 tür İncil’im de var.

 
‘ÇÜNKÜ GÖZLER DE KONUŞUR’
- Freeman, biz insanoğlunu çözümlemek adına sayısız kişiyle dünyanın değişik noktalarında buluşup sohbet ettiniz. İnsanlar hikâyelerini sizle sanki yıllardır tanıdığı bir insan gibi paylaştı. Onların alanlarına gidip bire bir konuşmanın akışa nasıl bir etkisi oldu dersiniz?
Aslında asıl mesele göz kontağı... Biliyor musunuz? Birisinden daha çok bilgi almanın peşindeyseniz gözünün içine bakın, çünkü gözler de konuşur. Dinlemeyi bilmek de hayati.
- 80 yaşındasınız ama bizleri heyecanlandıran projeleriniz için dünyanın dört bir ucuna gidecek gücü belli ki kendinizde buluyorsunuz. İşin sırrı ne?
Disiplin! Egzersiz de bunun bir parçası elbette, nasıl beslendiğim de... Gereğinden çok yemek yemeyi bırakalı çok oldu. Aslında bu bir tür alışkanlıktan ibaretmiş, ihtiyaç değil. Bunu kırdığınızdaysa zaten daha iyi bir sen oluyorsun. Obez sayısı inanılmaz artmış durumda. Tarih boyunca fiziksel iş eksik olmamıştı. Mesela çapa yapmak, budamak, ekip biçmek. Sonra bunları yapmayı durdurduk, yedik durduk. Sabah kalk, dişini fırçala, saçlarını tara, giyin ve işe git. Ve gün boyu oturduğun yerden sakın kalkma. Haliyle sonuç ortada. Başka bir sır daha vereyim: Genlerim de iyi.

- Mississippi’de geçen çocukluğunuza dönecek olursak, o günlere dair ne hatırlıyorsunuz?
Şimdi olduğum noktadan uzaklaşıp çocukluğuma baktığımda 5 yaşlarında küçük bir çocuğu görüyorum. Sınırsız özgür olma zamanlarıydı. Sabah kalkıp sonu gelmeyen oyunlar oynayabilmekti mutluluk. Sonra annem uzaktan, komşunun penceresinden bana sesleniyordu.
- 80 yıllık hayatınızda dargın olduklarınız var mı? Bağışlayıcı mısınızdır, unutur musunuz kırgınlıkları?
Bilmiyorum. Hayatım boyunca çok ciddi bir mesele yaşadığımı söyleyemem. Düşünüyorum ama öyle arada kaldığımı hatırlamıyorum, acaba bağışlar mıydım ya da sadece unutmayı mı tercih ederdim. Bana yanlış olduğuna inandığım bir şeyi yaparsanız herhalde sadece gitmeyi tercih ederim ve bir daha buna müsaade etmem.
 
Yorum yap
Günün Videosu
Haberler
  • Son Dakika
  • En Çok Okunan
  • Yorumlayanlar
Yayın Takvimi
«    August 2020    »
MonTueWedThuFriSatSun
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31